Kulak - Burun - Boğaz



Rinoplasti

rinoplasti.jpg

RİNOPLASTİ
(ESTETİK BURUN AMELİYATI)

Estetik amaçlı olarak burnun anatomik yapılarının (kemik, kıkırdak, yumuşak dokular vb.) azaltılması veya artırılması operasyonu olarak özetlenebilir.

Bu ameliyatın amacı yüzümüze yakışan, yüz hatlarıyla, dudaklarla, çene yapısıyla, gözlerle ve kaşlarla uyum sağlayan en güzel görünümlü burunu yapmaktır.



Kulak Burun Boğaz Polikliniği

kbb.jpg

Kulak Hastalıkları

  • Kulak hastalıkları ve mikrocerrahisi
  • Kulak çınlamaları ve tedavisi
  • İşitme kayıpları ve tedavisi
  • Kulak ağrıları ve tedavisi
  • Baş dönmeleri ve tedavisi

Burun Hastalıkları

  • Burun estetiği
  • Burun tıkanıklığı ve tedavisi
  • Burun akıntıları ve tedavisi
  • Çocuklarda geniz eti tedavisi
  • Konka hipertrofilerinde radyofrekans uygulaması
  • Burun eğrilikleri tedavisi
  • Horlama tedavisi
  • Burun kanamaları ve tedavisi
  • Burun hastalıklarında endoskopik tedavi
  • Endoskopik sinüs cerrahisi
  • Sinüzit tedavisi
  • Burun alerjisi ve tedavisi
  • Burun travmaları ve tedavisi
  • Yüz yaralanmaları (kırıklar, kanamalar vb.) ve tedavisi

Boğaz Hastalıkları

  • Bademcik hastalıkları ve tedavisi
  • Boyunda şişlikler ve tedavisi
  • Larenks (gırtlak) hastalıkları ve tedavisi
  • Ses kısıklıkları ve tedavisi
  • Ses nodülleri, polipleri ve tedavisi
  • Endoskopla genel kulak burun boğaz muayenesi


Alerjik Rinit

Bahar günleriyle birlikte toplumda alerjik belirtiler de artmıştır.

Bunlar burun akıntısı, burunda ve tüm vücudunda kaşıntılar, burun tıkanıklığı, kuru öksürük, solunum güçlüğü vb.

Alerjik Rinit sonucu burunda bazı patolojiler (Konka büyümeleri, polipler, sinüzitler, orta kulak iltihapları) Ayrıca Bronşit ve solunum güçlükleri, hatta kalp rahatsızlıkları olabilmektedir.

Alerji’nin oluşabilmesi için bir "alerjen" (ya da antijen) söz konusudur. Vücut bu yabancı maddeye bir tepki vermektedir.
Korumak amacıyla verdiği bu tepki bazen hayatını tehdit edebilmektedir…

Bu alerjenler ev tozu akarları, küf mantarları, çiçek polenleri,hayvan tüyleri olabilmektedir.

Bazen kullanılan bir makyaj malzemesi, kokular, sigara dumanı, çevre kirliliği olabilmektedir.

ALERJİK RİNİT’TE TANI:

Hastanın öyküsünden rahatlıkla tanı konulabilmektedir.

Yapılacak bir KBB muyenesinde de tanı için önemli belirtiler saptanabilmektedir.

Bundan başka bazı laboratuvar testleri tanıda yardımcıdır. Örneğin IgE, Eosinofil sayımı vb.

Deri Testi (Prick) yapılabilir.

Kan testi de yapılabilmektedir.

Alerjik Rinit mevsimsel olabildiği gibi tüm bir yıl boyunca da olabilmektedir.

ALERJİK RİNİT TEDAVİSİ:

Etkene yöneliktir. Önce kişi kendini rahatsız eden şeyden uzak durmalıdır. Ancak bu her zaman mümkün olamamaktadır. (Örneğin tozdan uzak durmak gibi…) Bu durumda ilaç tedavisine gereksinim duyulmaktadır. Antiallerjikler ve Antihistaminikler bu konuda yardımcıdır.

Çoğunlukla doktorlar ve hastalar tarafından bazı yan etkilerinden dolayı korkulan kortikosteroit ilaçlar Alerjik Rinit tedavisinde lokal burun spreyleri şeklinde rahatlıkla kullanılabilmektedir.

İnatçı vakalarda İmmünoterapi (Aşı tedavisi) uygulanabilir.

Bunda amaç: Alerjenden hazırlanmış az dozda aşı yavaş yavaş verilerek bağışıklık sağlamaktır.

Sonuç olarak alerjik bir bünyeli kişinin yapısını ilaçlarla tümden değiştirmek mümkün değildir. Bunda amacımız kişinin yaşam kalitesini arttırmak ve alerjinin yan etkilerinden korumaktır.

Op.Dr. Emin BALCI
KBB ve Baş - Boyun Cerrahisi Uzmanı



Radyo Frekans ile Horlama Tedavisi

rf2.jpg

Horlama tedavisinde ünlenen ve başta Kulak Burun Boğaz olmak üzere Genel Cerrahi, Plastik Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Dermatoloji branşlarının da kullandığı Almanya yapımı “SUTTER” marka BM 780 II Model RADYOFREKANS Cihâzı hastalarımızın tedâvisi için kullanıma sunulmuştur.



Horlama

snore.jpg

HORLAMA

  • Devamlı yüksek sesle horlama,
  • Uykudan boğularak,fırlayarak uyanma,
  • Seks hayatında olumsuzluk,
  • Aşırı kilo alımı,
  • Devamlı yorgunluk, halsizlik hissi,
  • Yorgunluğa bağlı sinirlilik ve kişilik değişikliği,
  • Araba kullanırken ve günlük aktivitelerde uyuklama, performans düşüklüğü,
  • Sabah baş ağrıları,
  • Mide asiditesinde artma,
  • Tansiyon yükselmesi,
  • Kalp Damar problemleri,
  • Kalp yetmezliği.

Bu bulgular çoğu insanın yabancı olmadığı günlük yaşantımızda karşılaştığımız şeyler…

"HORLAMA" tüm nüfusun yaklaşık % 45’inde görülmektedir. % 25’inde ise devamlı olmaktadır.

Şişmanlarda daha sık görülmekte. Yaş ilerledikçe görülme sıklığı artmaktadır.

Horlama burun ile boğaz arasındaki aralığın çeşitli nedenlerle daralması sonucu yumuşak damak ve küçük dil arasında çıkartılan sestir. Bu sadece işitsel olmayıp birçok metabolik değişikliklere neden olmakta ve kişinin sosyal yaşantısını da bozmaktadır…

O halde "HORLAMA" ciddi bir sorun olarak kabul edilmeli. "Zaten büyüklerimiz de horlardı" diyerek geçiştirmemek gereklidir…

Burunda ve boğazda tıkanıklık yapan bir çok hastalık ilaçla, ameliyatla veya cerrahi olmayan yöntemlerle (lazer, radyofrekans vb.) tedavi edilebilmektedir. Bunların da yetersiz kaldığı durumlarda bazı cihazlarla durum düzeltilebilmektedir. (CPAP, BİPAP) Ayrıca bazı apereylerle yardımcı olunabilmektedir.

Horlama bir çok branşı ilgilendirmektedir. (KBB, GÖĞÜS HASTALIKLARI, SİNİR HASTALIKLARI)

Horlama yakınması olanlar yukarıdaki branşlara başvurmalıdırlar. Gereken testler (Uyku Laboratuvarı) yapılacak ve çözüm yolları mutlaka bulunacaktır.

Sonuç: HORLAMA, TEDAVİSİ OLAN BİR RAHATSIZLIKTIR…

Op.Dr. Emin BALCI
KBB ve Baş - Boyun Cerrahisi Uzmanı



Konka Hipertrofisi

KONKA HİPERTROFİSİ
(Konka Büyümesi; Burun eti vb.)

Çocukta ve erişkinde en önemli burun tıkanıklığı nedenidir.

Burun tıkanıklığı nedeniyle birçok istenmeyen yan etkiye neden olabilir. (Horlama, baş ağrısı, boğazda kuruluk, yanma; çabuk yorulma; kulaklarda tıkanıklık; Sinüzit vb.)

Halk arasında "burun eti" diye bilinen hastalıktır.



Geniz Eti Nedir?

GENİZ ETİ OLAN ÇOCUKLARDA YAPILMASI GEREKENLER NELERDİR?

Geniz eti üzüm salkımı şeklinde boğazın üst kısmı ile burnun arka kısmına yerleşmiş bademciğe benzer bir dokudur. Aynen bademciklerin yaptığı gibi mikroplara karşı vücudumuzu koruyucu antikorların yapımında rol oynar.

Ancak burnu tıkayacak kadar büyük olan geniz eti koruyucu olmaktan çok zarar vermeğe başlar. O zaman mutlaka ameliyatla alınmalıdır. Aksi taktirde burun tıkanıklığının bir çok yan etkileri ortaya çıkabilecektir. Bunlar kulak iltihapları, bademcik iltihapları, bronşit, büyüme ve gelişme geriliği, horlama , gece işemeleri vb.

Geniz eti normalde doğal olarak her çocukta vardır. Ancak her zaman burnu tıkayacak kadar büyük olmamaktadır. Yaş ilerledikçe anatomik gelişime uygun olarak 12-13 yaşlarında küçülmektedir.

Geniz eti olan çocuklar geceleri ağzı açık uyurlar. Horlama olur. Hatta bazen geçici solunum durmaları (apne) olabilir. Bazen enfeksiyona bağlı burun kanamaları olabilir. Öksürük ve geniz akıntısı olabilir.

Geniz etinin uzun süreli olması halinde sürekli ağzın açık kalmasına bağlı yüz kemiklerinin gelişimi bozulur. Alt çeneleri küçük, üst dişleri öne çıkık olur. Tipik yüz şekilleri vardır…

Bu gibi durumlarda yapılacak tedavi sadece ameliyattır. 2,5-3 yaşından sonra ameliyat şarttır. Genel anestezi altında olmaktadır. Ortalama operasyon süresi 30 dakikadır. Bir süre hastanede tutulup evine gönderilmektedir.

Anne ve babalar çocuklarında burun tıkanıklığı olup olmadığını mutlaka kontrol etmelidir. Ağzı açık uyuması, sürekli ağzından nefes alması, sık sık kulak enfeksiyonu geçirmesi, sesli uyaranlara kayıtsız kalması, dalgın dalgın bakması önemli belirtilerdir.

Ebeveynlerin yapması gereken şey böyle durumlarda mutlaka bir kulak burun boğaz veya çocuk doktoruna başvurmak olmalıdır. Hekimler mutlaka doğru bir şekilde yönlendireceklerdir.

Op.Dr. Emin BALCI
KBB ve Baş - Boyun Cerrahisi Uzmanı



Gripal Enfeksiyon

GRİP AŞISI MUTLAKA YAPILMALI MI?

Kış mevsiminde sık görülen kişiyi işinden ve toplumdan soyutlayan önemli bir virütik hastalıktır grip.

Etken bir virüstür.

Bulaşıcıdır. Hastalık oluşmasından 1-2 gün öncesinden başlar, hastalık geçtikten sonra 7 gün kadar sonrasına kadar bulaşıcılık devam eder.

Çoğunlukla antibiyotik kullanılmaz. Çünkü faydasızdır.

Grip için çeşitli ilaçlar hastanın genel durumunu düzeltmek için kullanılır. Özellikle de C vitamini kullanılır. Korunmanın bir diğer yolu ise aşı’dır.

Grip aşısının koruyuculuğu % 70-90 arasındadır. Grip aşısı tavuk yumurta embriyosundan üretilmektedir. İnaktivedir (yani ölü aşıdır). Verilen ölü virüs parçacıklarından oluşan antijen savunma sistemini uyarır. Bu şekilde virüsle karşılaşmadan önce gerekli savunma antikorları vücutta hazır bekler.

Grip aşısı virüsün sadece bir kaçı için üretilmektedir. Kas içi enjeksiyon şeklinde uygulanmaktadır. Bu erişkinlerde kola, bebeklerde uyluk kası içine uygulanmaktadır. Burun içine sprey şeklinde ve ağızdan tablet şeklinde halen araştırma safhasındadır.

Grip aşısı hastalık görülmeden önce yani sonbaharda (eylül-ekim-kasım) yapılmalıdır. Çok zorunlu durumlarda örneğin kış aylarında da yapılabilir. Genellikle bir kez yapılır. 9 yaş altındaki çocuklarda doz bir kez daha 1 ay arayla tekrarlanır. Aşının koruyuculuğu yapıldıktan 15 gün sonra başlar. Üçüncü haftada ise en yüksek seviyeye ulaşır. Daha önce aşılanmış olanlarda ise bir hafta sonra koruyuculuk başlar.

Aşının yan etkileri enjeksiyon yerinde şişlik, ağrıdır. Yumurta alerjisi olanlarda da reaksiyon yapabilir. Bunun dışında bir yan etkisi yoktur.

Kimlere yapılmalıdır:

  1. 65 yaş üzerindekilere, Çocuklara,
  2. Huzurevi ve bakımevlerinde kalanlara,
  3. Kr akciğer, böbrek hastalığı, Şeker hastalığı olanlara,
  4. Kanser hastalığı nedeniyle ilaç alan ve bağışıklık sistemi bozulanlara,
  5. Sağlık çalışanlarına,
  6. Bu risk gruplarıyla yakın temasta olan ev halkına
  7. Hamilelerin 5. ayından sonra yapılmalıdır.

Grip aşısı mutlaka yapılmalı mı? Bu soruya yanıt ancak yukarıdaki risk grubundaysanız "evet" olmalıdır. Onun dışında kişinin genel yapısı, çalışma koşulları, yaşı ile ilgili olarak kendi doktoru tarafından yönlendirilmesi en doğru yol olacaktır. Koruyuculuğunun da %90’lar civarında olduğunu unutmamak gerekir…

Op.Dr. Emin BALCI
KBB ve Baş - Boyun Cerrahisi Uzmanı



Kulak - Burun - Boğaz, Baş - Boyun Cerrahisi

kbb.gif

Kulak Burun Boğaz ile ilgili tüm hastalıklarının endoskopik muayene ile tanısı ve (medikal, endoskopik, mikroskobik) tedavisi hastanemizde yapılabilmektedir.

Kulak İle İlgili Hastalıklar

İçeriği paylaş